Kısaca
- Nedir? İlhanlı idaresi döneminde, Ahmed Han’ın kızı Melike Çiçak (Çengâl/Cencâl) Hatun adına Hicri 704 yılı Sefer ayında (Eylül 1304) inşa edilmiş silindirik formlu iki katlı anıt mezardır [1], [2].
- Nerede? Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesinde, tarihi sur içi aksında, Cumhuriyet Caddesi üzerinde ve Erzurum Ulu Camii’nin kuzeybatısında yer alır [2], [3].
- Neden Önemli? Erzurum’daki Selçuklu ve İlhanlı mezar anıtları arasında hem içten hem dıştan bütünüyle silindirik tasarlanmış az sayıdaki hatun türbesinden biridir; dış cephesini saran on iki yuvarlak kör kemeri, külah altındaki meander silmesi ve 2011 restorasyonunda ortaya çıkarılan gizli mumyalık katıyla dönemin taş işçiliğini belgeler [1], [3].
- Mimari Tipolojisi: Altta beşik tonozlu kripta (cenazelik/mumyalık), üstte yarım küre kubbe ile örtülü ve güneyinde mukarnaslı mihrap nişi bulunan silindirik mescit katından oluşur; dıştan konik taş külahla taçlandırılmıştır [1], [2].
Tarihsel Bağlam ve Yapım Süreci
Erzurum, 13. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İlhanlı Devleti’nin Anadolu genel valiliği ve askeri-mali üssü olarak büyük bir imar faaliyetine sahne olmuştur [2], [3]. Bu devirde şehre hâkim olan İlhanlı aristokrasisi, geleneksel Anadolu Selçuklu sanat üslubunu benimseyerek çok sayıda medrese, cami ve anıtsal kümbet inşa ettirmiştir [1], [2]. Halk arasında yüzyıllar boyunca efsanelere konu olan ve “Cimcime Sultan” ya da “Cimcime Hatun” adıyla anılan yapı da bu tarihsel iklimin doğrudan bir ürünüdür [1], [2].
Uzun yıllar etrafını saran betonarme dükkânların ve ev avlularının arasında sıkışıp kalan kümbetin gerçek kimliği, 2009–2011 yıllarında yürütülen kapsamlı rölöve, kazı ve temizlik çalışmaları sırasında giriş kapısı üzerinde ortaya çıkarılan özgün inşa kitâbesiyle kesinleşmiştir [1], [3]. Arapça sülüs hatla yazılmış olan mermer kitâbede yapının Hicri 704 senesinin Sefer ayında (Miladi Eylül 1304) inşa edildiği kayıtlıdır [1].
Kitâbe metnindeki sahibe ismi, taşın sağ üst köşesindeki aşınma ve harf noktalamalarının eksikliği sebebiyle araştırmacılar tarafından farklı şekillerde okunmuştur [1]. İlk okumalarda “Melike Ahmed Kan kızı Çengâl / Cencâl Hatun” olarak kaydedilen isim, sanat tarihçisi Dr. Demet Kara ve dönemin uzmanları tarafından kitâbenin paleografik analiziyle “Melike Çiçak (Çiçek) Hatun” şeklinde çözümlenmiştir [1], [3]. Kitâbede geçen “Ahmed Kan” (Ahmet Han) unvanının, 1282-1284 yılları arasında hüküm süren ve İslamiyet’i kabul eden İlhanlı Hükümdarı Ahmed Teküder Han’a işaret ettiği kabul edilir [1]. Halk dilindeki “Cimcime” adının ise “Çiçak” veya “Cencâl” telaffuzunun yüzyıllar boyunca yerel ağızda değişime uğramasından türediği tespit edilmiştir [1].
Mimari Plan ve Mekân Kurgusu
Cimcime Hatun Kümbeti, Doğu Anadolu ve Kafkasya havzasında yaygın olan Orta Asya kurgulu kümbet geleneğini sade bir geometriyle tatbik eder [1], [2]. Yapı, zemin altındaki mumyalık katı ile üstteki anıt ziyaretgâh katından meydana gelen iki katlı bir mimari kuruluşa sahiptir [1].
Kümbetin planı, Anadolu Selçuklu türbelerinde sıkça rastlanan sekizgen veya onikigen prizma gövdelerin aksine hem içeriden hem de dışarıdan kusursuz bir silindir biçiminde tasarlanmıştır [1], [2]. Kaideden külah saçaklarına kadar kesintisiz yükselen silindirik gövde, dıştan 12 adet yuvarlak kör kemerle bölünerek cepheye estetik bir ritim kazandırılmıştır [1], [3]. Duvar örgüsünde yörenin kaliteli volkanik andezit ve bazalt taşları kullanılmış; dış ve iç yüzeyler ince yonu düzgün kesme taşla kaplanırken duvar çekirdeği kireç harçlı moloz dolguyla tahkim edilmiştir [1].
Alt kat (mumyalık/kripta), yapının kuzeyindeki zemin kotundan açılan basık kemerli küçük bir kapı açıklığıyla girilen mezar hücresidir [1]. Uzun yıllar dolgu altında kalan ve 2011 kazısıyla açığa çıkarılan bu bölüm, kalın taş duvarların taşıdığı beşik tonozla örtülüdür [1]. Mumyalığın doğu ve batı yönlerine havalandırma ve aydınlatma sağlayan dar mazgal pencereler yerleştirilmiştir [1]. Zemininde tuğla ve kiremit sıralarıyla ayrılmış lahit izleri ve İslami kaidelere uygun defin kalıntıları tespit edilmiştir [1].
Üst kat (ziyaretgâh/mescit), kuzey yönündeki basık kemerli giriş kapısından dâhil olunan aydınlık bir mekândır [1], [2]. İç mekân içeriden küresel bir kubbe ile örtülü olup dıştan yapıyı sivri ve dik konik bir taş külah taçlandırır [1], [2]. Mekânın güney duvarında kıble eksenine yerleştirilmiş mihrap nişi yer alır [1]. Bu mihrap nişi, duvarda açılmış bir pencere açıklığıyla birleştirilerek hem dışarıdan ışık alan bir aydınlatma menfezi hem de ibadet mahallini belirleyen mimari bir odak noktası haline getirilmiştir [1], [2]. Mihrap nişinin kavsarası üç kademeli mukarnas dolgusuyla nihayetlenir ve iki yanındaki silindirik sütuncelerle zenginleştirilmiştir [1].
Taş Tezyinatı, Bezemeler ve Kitabeler
Cimcime Hatun Kümbeti, genel mimari karakteri itibarıyla gösterişli taçkapı kabartmaları yerine yalın, duru ve ölçülü bir tezyinat programına sahiptir [1], [2]. Yapının dış cephesindeki en temel mimari plastik unsur, silindirik gövdeyi çepeçevre dolanan on iki adet kör kemer dizisidir [1], [3]. Bu kemerler yüzeyden hafifçe taşkın silmelerle profillendirilmiş olup kemer ayakları gövde yüzeyine gömülü sütunçe başlıkları üzerine oturur [1].
Kümbetin saçak hizasında, konik külahın gövdeyle birleştiği korniş altında kesintisiz uzanan geometrik meander (kıvrık zincir) kuşağı bulunur [1], [2]. Selçuklu taş işleme sanatının klasik geometrik kompozisyonlarından olan meander motifi, dönemin sonsuzluk ve intizam anlayışını yansıtır [1]. TDV İslâm Ansiklopedisi kaynaklarında, geçmiş yüzyıllardaki müdahaleler sırasında bu saçak kuşağının belirli bölümlerinin aşındığı ve sonraki restorasyonlarda aslına sadık biçimde derzlendiği aktarılmaktadır [2].
Kuzey cephesindeki giriş kapısının lentosu üzerinde yer alan mermer inşa kitâbesi, tek satırlık celî sülüs hatla oyulmuştur [1]. Kitâbe panosunun zemini rumi filizleriyle hafifçe bezenmiş olup harf istifleri 14. yüzyıl başı İlhanlı epigrafisinin karakteristik özelliklerini sergiler [1]. Kitâbede şu ifadeler yer alır: “Bu kubbenin sahibesi bağışlanmış Melike Ahmed Han kızı Çiçak (Çengâl) Hatun’dur… 704 senesinin Sefer ayında vefat etti” [1].
Vakıf Sistemi ve Sosyal İşlev
İlhanlı döneminde Doğu Anadolu’daki hatun türbeleri, hanedan mensubu kadınların sahip oldukları mülkleri ve vakıf gelirlerini kamusal hayata aktarmalarının en önemli vasıtasıydı [1], [3]. Cimcime Hatun Kümbeti de Melike Çiçak Hatun’un ruhuna Kur’an okunması ve hayır duaları edilmesi amacıyla tesis edilmiş bir vakıf anıtıdır [1].
Vakıf şartları uyarınca türbenin bakım ve aydınlatma masrafları için civardaki dükkân ve bağ gelirleri tahsis edilmiştir [1], [3]. Yapının üst katında yer alan mukarnaslı mihrap, buranın sadece bir anıt mezar değil, aynı zamanda türbedarın veya ziyaretçilerin vakit namazlarını kıldığı, hatim indirdiği işlevsel bir ibadethane olarak kullanıldığını göstermektedir [1], [2]. Erzurum kalesinin ve surlarının hemen eteğinde yer alan bu konum, eserin şehir halkıyla daima iç içe yaşayan bir manevi odak olmasını sağlamıştır [2], [3].
Onarım Tarihçesi ve Korunma Durumu
Cimcime Hatun Kümbeti, 19. yüzyıldan itibaren Erzurum’un plansız şehirleşme dalgası içinde kalmış; etrafına inşa edilen konutlar, dükkânlar ve beton eklentiler sebebiyle neredeyse tamamen gözden kaybolmuştur [2], [3]. Kümbetin girişi uzun yıllar boyunca bir evin iç avlusunda kalmış, alt kat mumyalık bölümü ise moloz ve toprak dolgusuyla kapanmıştır [1], [2].
Cumhuriyet döneminde Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından tescil edilen yapı, 2009 yılında Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ortaklaşa başlattığı kentsel dönüşüm projesiyle kurtarılmıştır [1], [3]. Kümbeti çevreleyen iş yerleri ve istinat duvarları kamulaştırılarak yıkılmış, anıtın etrafı bütünüyle açılmıştır [1]. 2010–2011 restorasyonunda yapılan arkeolojik kazılarda zemin altındaki mumyalık odası açığa çıkarılmış, taş döşemeleri yenilenmiş, konik külah derzleri hidrolik kireçle sağlamlaştırılmış ve çevre düzenlemesi tamamlanarak eser koruma altına alınmıştır [1], [3]. Günümüzde Cumhuriyet Caddesi üzerinde bağımsız bir açık hava anıtı olarak ayakta durmaktadır [1], [2].
Sıkça Sorulan Sorular
Cimcime Hatun Kümbeti kime aittir ve ne zaman yapılmıştır?
Giriş kapısı üzerindeki kitâbeye göre kümbet, İlhanlı Hükümdarı Ahmed Teküder Han’ın kızı Melike Çiçak (Çengâl) Hatun adına Hicri 704 yılı Sefer ayında (Eylül 1304) inşa edilmiştir [1], [2].
Halk arasında neden “Cimcime Hatun” olarak adlandırılmıştır?
Kitâbedeki “Çiçak” veya “Cencâl” isminin yöre halkının dilinde yüzyıllar boyunca yuvarlanarak söylenmesi ve dilden dile aktarılan Cimcime Sultan menkıbeleriyle birleşmesi sonucu bu halk ismi yaygınlaşmıştır [1], [3].
Kümbet tek katlı mıdır, iki katlı mıdır?
Uzun yıllar toprak dolgu sebebiyle tek katlı sanılan yapı, 2011 restorasyonunda yapılan kazılarla alt katındaki beşik tonozlu mumyalık (kripta) odasının gün yüzüne çıkarılmasıyla klasik iki katlı Selçuklu/İlhanlı kümbet planına sahip olduğu kesinleşmiştir [1], [3].
Kümbetin mimari açıdan en belirgin özelliği nedir?
Gövdesinin hem içeriden hem dışarıdan kusursuz bir silindir formunda olması ve dış cephesini saran on iki adet yuvarlak kör kemer ile külah altındaki geometrik meander kornişidir [1], [2].
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] Demet Kara, “Erzurum Melike Çiçak Hatun (Cimcime Sultan) Türbesi”, Turkish Studies, Cilt 7/2, s. 657-674, Ankara 2012 — https://www.turkishstudies.net
- [2] Semavi Eyice & Ara Altun, “Erzurum” (Mimari), TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt 11, s. 331-337, İstanbul 1995 — https://islamansiklopedisi.org.tr/erzurum
- [3] Haldun Özkan, “Erzurum Kümbetleri ve Tarihi Mezar Anıtları”, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Erzurum — https://dergipark.org.tr/tr/pub/ataunisosbil
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.