Kısaca
- Nedir? XIII. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu Selçuklu veziri Pervâne Muînüddin Süleyman tarafından yaptırılan, iki katlı, iki eyvanlı ve açık avlulu plan tipolojisine sahip anıtsal bir Selçuklu medrese ve dârüşşifâ yapısıdır [1], [2], [3].
- Nerededir? Tokat kent merkezinde, Meydan Mahallesi’nde Taşhan ve tarihi şehir dokusunun hemen yakınında yükselir [1], [3].
- Mimari Özellikleri: Anadolu’da az sayıdaki iki katlı Selçuklu medreselerinden biri olması, revak kemerleri ve eyvan tonozlarını kaplayan zengin firuze, lacivert ve patlıcan moru mozaik çinileri, mermer mukarnaslı anıtsal taçkapısı ve kubbeli türbe mekânıyla dikkat çeker [1], [3].
- Bânisi ve Tarihi: Kitâbesi bulunmamakla birlikte vakfiye kayıtları ve mimari üslubuna göre 676 (1277) yılı civarında, İlhanlı hükümdarı Abaka Han tarafından katledilen Vezir Pervâne Muînüddin Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir [1], [2].
- Günümüzdeki Durumu: Uzun yıllar Tokat Müzesi olarak hizmet veren anıt, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun restore edilmiş olup kentin en saygın kültür duraklarından biri olarak korunmaktadır [1], [3].
Tarihsel Bağlam ve Bânisi: Pervâne Muînüddin Süleyman
XIII. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Anadolu Selçuklu Devleti, Moğol İlhanlı hakimiyetinin gölgesinde siyasi varlığını sürdürmeye çalışırken idarenin fiilî dizginleri Vezir Pervâne Muînüddin Süleyman’ın elinde toplanmıştı [2]. Sultan IV. Kılıcarslan ve III. Gıyâseddin Keyhusrev devirlerinde nâib-i saltanat ve vezirlik makamlarını birleştiren Pervâne, Tokat ve Sinop merkezli geniş bir nüfuz sahası kurmuştu [2]. Sinop Kalesi’ni Trabzon Rum İmparatorluğu’ndan geri alan ve şehirde Alâeddin Camii ile Pervâne Medresesi’ni inşa ettiren vezir, Tokat’ı da anıtsal kamu yapılarıyla imar etmişti [1], [2].
Pervâne, 1277 Elbistan Savaşı sonrasında Memlük Sultanı Baybars ile gizli ittifak kurduğu şüphesiyle İlhanlı Hükümdarı Abaka Han tarafından Aladağ’da idam edilmiştir [2]. Tokat Gökmedrese’nin taçkapısındaki kitâbe yuvasının boş kalmış veya kazınmış olması, bânisinin bu trajik sonuyla ve ardından mallarına el konulmasıyla ilişkilendirilmektedir [1].
Halk arasında “Kırkkızlar Medresesi” ve “Pervâne Dârüşşifâsı” olarak da anılan yapı, bânisinin vakfiyesinde zikredildiği üzere hem fıkıh ve ilim tahsil edilen bir medrese, hem de hastalara şifa dağıtılan bir dârüşşifâ ve bimarhane olarak hizmet vermek amacıyla kurulmuştur [1], [2].
Mimari Tipoloji: İki Katlı ve İki Eyvanlı Plan Düzeni
Tokat Gökmedrese, Anadolu Selçuklu medrese mimarisinde açık avlulu tipolojinin iki katlı ve iki eyvanlı şemaya uyarlanmış en yetkin tatbiklerinden biridir [1], [3]. Dış hatlarıyla dikdörtgen bir kitle oluşturan yapı, kuzey-güney aksında uzanır [1].
Yapının mekân hiyerarşisi şu ana bölümlerden meydana gelir [1], [3]:
- Açık Avlu ve İki Katlı Revaklar: Medresenin merkezinde yer alan dikdörtgen avlu, zemin katta ve üst katta revak dizileriyle kuşatılmıştır [1]. Alt kat revakları masif kesme taş payelere ve sütunlara otururken, üst kat revakları daha narin silindirik sütunlarla taşınır [1]. Bu çift katlı galeri düzeni, avluya görkemli bir dikey ferahlık ve derinlik kazandırır.
- Talebe ve Hasta Hücreleri: Revakların gerisinde her iki katta beşik tonozlarla örtülü talebe odaları sıralanır [1]. Alt kattaki hücrelerin dârüşşifâ hastaları ve hekimler için koğuş, üst kattakilerin ise medrese talebeleri için derslik ve ikamet hücresi olarak kullanıldığı kabul edilir [1].
- Ana Dershane Eyvanı (Güney Eyvanı): Giriş aksının tam karşısında, avlunun güney ucunda yükselen iki kat yüksekliğindeki ana eyvan, külliyenin en anıtsal mekânsal odağıdır [1]. Yazlık dershane işlevi gören bu eyvan, sivri kemeri ve derin tonozuyla avluya bütünüyle hâkimdir.
- Kubbeli Türbe Mekânı: Giriş eyvanının kuzeydoğu köşesinde kare planlı, üzeri tromplarla geçilen tuğla kubbeyle örtülü bir türbe mekânı yer alır [1]. Bâninin veya ailesinin sandukasının yer alması için tasarlandığı düşünülen bu mekân, iç mekanındaki çini kalıntılarıyla öne çıkar [1].
Adını Veren İhtişam: Çini Mozaiği ve Renk Armonisi
Medresenin “Gökmedrese” olarak adlandırılmasının sebebi, yapının iç mekanlarında ve avlu revaklarında kullanılan firuze (turkuaz/gök mavisi) renkli sırlı tuğla ve mozaik çinilerdir [1], [3]. Selçuklu çini sanatının Sivas Gökmedrese ve Konya Karatay Medresesi ile yarışan bu tezyinat programı, mavi ve lacivertin büyüleyici tonlarını sergiler [1].
Çini süsleme programının başlıca zenginlikleri şunlardır [1], [3]:
- Revak Tonozları ve Kemer Alınlıkları: Avlunun iki katındaki revak kemerleri ve tonoz içleri; firuze, lacivert, patlıcan moru ve siyah çini mozaik levhalarla kaplanmıştır [1]. Geometrik geçmeler, sekiz köşeli yıldızlar, zikzaklar ve balıksırtı örgüleri, tuğla dokusu arasına ustalıkla kakılmıştır [1].
- Ana Eyvan Tezyinatı: Büyük eyvanın sivri kemer bordürleri boyunca uzanan lacivert sırlı kufi ve sülüs yazı kuşakları, ayet metinlerini ve geometrik düğümleri taşımaktadır [1]. Eyvan duvarlarındaki altıgen firuze çini plakalar, zamanın tahribatına rağmen Selçuklu mekan estetiğinin ulaştığı zarafeti kanıtlar [1].
- Sırlı Tuğla Örgüsü: Tuğlaların sırlı ve sırsız olarak dönüşümlü dizilmesiyle oluşturulan baklava ve zikzak kompozisyonları, duvar yüzeylerine hareketli bir ritim kazandırmıştır [1].
Anıtsal Taçkapı ve Taş İşçiliği
Medresenin kuzey cephesinde dışa taşkın biçimde yükselen abidevi taçkapı, Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin olgun dönem klasisizmini yansıtır [1], [3]. Beyaz mermer ve sert kireç taşı kullanılarak inşa edilen taçkapı, masif cephe duvarı üzerinde heykelsi bir odak noktası oluşturur [1].
Taçkapı nişinin üst bölümü, derin oymalı ve çok sıralı mukarnas kavsara ile sonlanır [1]. Kapıyı üç yönden saran kademeli taş bordürler, iç içe geçen geometrik yıldız şebekeleri, palmetler ve rumi kıvrımlarıyla zenginleştirilmiştir [1]. Mukarnaslı kavsaranın altındaki kemer köşeliklerinde yer alan rozetler ve yan nişler (mihrabiyeler), mimari kütleye dengeli bir plastik derinlik sağlamıştır [1].
Restorasyon Kronolojisi ve Kültürel İşlev
Osmanlı döneminde medrese ve şifahane işlevini uzun süre sürdüren Gökmedrese, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda zaman zaman göçmen barınağı, cezaevi ve depo olarak da kullanılmış; bu süreçte çinilerinin ve revaklarının bir kısmı tahribata uğramıştır [1], [3].
Cumhuriyet döneminde anıtın korunması amacıyla 1930 yılında kapsamlı bir onarımdan geçirilerek Tokat Müzesi olarak düzenlenmiştir [1], [3]. Bu onarım sürecinde yapının taşıyıcı tonozları sağlamlaştırılmış, avlu revak sütunları rölövelere göre muhafaza edilmiş ve dökülen çini yüzeyler koruma altına alınmıştır [1].
Günümüzde Tokat’ın zengin Selçuklu mirasının en görkemli simgelerinden biri olarak yaşayan Gökmedrese; çift katlı revakları arasından süzülen gün ışığı ve firuze çinilerinin vakur pırıltısıyla Anadolu medrese mimarlığının ölümsüz bir başyapıtı olmayı sürdürmektedir [1], [2], [3].
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] Semavi Eyice, “Gökmedrese (Tokat)”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 14, s. 144-146, 1996. https://islamansiklopedisi.org.tr/gokmedrese—tokat
- [2] Faruk Sümer, “Muînüddin Süleyman Pervâne”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 31, s. 91-93, 2006. https://islamansiklopedisi.org.tr/muinuddin-suleyman
- [3] Semavi Eyice, Abdüsselam Uluçam, “Tokat (Mimari)”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 41, s. 222-226, 2012. https://islamansiklopedisi.org.tr/tokat
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.