Kısaca
- Nedir? Konya’da XIII. yüzyıla ait en önemli Selçuklu medreselerinden biri olup avlusu kubbeli medrese şemasına uygun olarak planlanmış bir eğitim yapısıdır [1].
- Nerededir? Alâeddin tepesi eteğinde Kemaliye Medresesi karşısında yer alır [1].
- Mimari Özellikleri: Dış cephede güneydoğu köşeye çekilmiş iki renkli mermer taçkapısı, merkezî avluyu örten mozaik çinili kubbesi, Muhammed, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ile Dâvûd, Îsâ ve Mûsâ adlarının yazılı olduğu yelpaze pandantifleri ve fîrûze-lâcivert yıldız kompozisyonlarıyla diğer medreselerden ayrılır [1].
- Bânisi: Anadolu Selçukluları’nın tanınmış devlet adamı Celâleddin Karatay’dır [2].
- Günümüzdeki Durumu: XIX. yüzyıl sonlarında terkedilmiş olan yapı 1954’te onarılmış, Konya Müzesi Çini Eserleri seksiyonu olarak yeniden kullanılmaya başlanmıştır [1].
Tarihsel Bağlam ve Bânisi
Konya Karatay Medresesi, Alâeddin tepesi eteğinde Kemaliye Medresesi karşısında yer alan ve XIII. yüzyıla ait en önemli Selçuklu medreselerinden biridir [1]. Yapı merkezî avlusunu örten kubbesi, çini dekorasyonundaki zenginlik ve incelik bakımından diğer medreselerden ayrılır [1]. Mimarı bilinmeyen eser, avlusu kubbeli medrese şemasına uygun olarak planlanmış ve taçkapı kitâbesine göre 649 (1251) yılında Sultan II. İzzeddin Keykâvus zamanında Celâleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır [1].
Bânisi Celâleddin Karatay, Anadolu Selçuklu Devleti’nde üç kardeş sultan devrinde devleti dirayetle yönetmiş, Keykâvus döneminde saltanat nâibliği, ardından atabeglik mevkiine geçmiş tanınmış bir devlet adamıdır [2]. Medresenin Selçuklu devrinde Konya’nın kültür hayatında önemli bir yer tuttuğu, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî çağı derviş ve fakihlerinin bir buluşma ve toplantı yeri olduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır [1]. Bu tarihî muhitte yer alan yapı XIX. yüzyıl sonlarında terkedilmiş, 1954’te onarılmış ve Konya Müzesi Çini Eserleri seksiyonu olarak yeniden kullanılmaya başlanmıştır [1].
Mimari Plan ve Mekân Düzeni
Plan olarak orta avlunun örtülmesiyle şekil kazanan ve kendine özgü bir gelişme izleyen medrese tipleri arasında yer alır [1]. Taçkapısı ile ana kütle arasındaki boşluk, bugün mevcut olmayan kısımlar, gerçekte bu kesimin nasıl bir plana sahip olduğu konusunda değişik görüşlerin ileri sürülmesine sebep olmaktadır [1]. Mevcut mimari izler ve benzeri diğer eserlere göre bütünleştirilen planın simetrik ve dengeli bir kuruluş gösterdiği söylenebilir [1]. XII. yüzyılın ikinci yarısından sonra yapılmış olan Tokat ve Niksar’daki Yağıbasan medreselerinin ardından daha gelişmiş bir planın ortaya çıkması beklenen bir sonuçtur [1].
Mevcut mimari izlere göre yapının ana mekânları şu kuruluş düzenini sergiler [1]:
- Giriş Holü: Taçkapıdan geçilince ulaşılan, günümüzde bahçe görünümündeki kısmın zamanında kubbeyle örtülü bir mekân olduğu anlaşılmaktadır [1]. Bu kesimde ana binaya üst seviyede bitişik Türk üçgenlerine ait izler bunların geçiş unsurları olduğunu ve 7,60 × 7,60 m. ölçüsünde bu kare mekânın bir kubbeyle örtülü bulunduğunu gösterir [1]. Giriş holü niteliğindeki bu kesimden küçük bir kapıyla büyük kubbeli orta mekâna geçilir [1].
- Merkezî Kubbeli Orta Mekân: Yapının en önemli kısmı olan 12 × 12,10 m. ölçülü orta mekân, bütün yapı unsurları ve muhteşem bezemesiyle günümüze kadar ulaşmıştır [1]. Duvarlar, kubbe kasnağı ve kubbenin iç yüzeyi çinilerle bezenmiştir [1]. Burada kare bir havuz, yuvarlak bir çanak ve kıvrımlı su yolundan oluşan bir su tesisi yer alır [1].
- Batı Eyvanı ve Yan Mekânlar: Orta mekânın her iki yanındaki tonozlu mekânların orijinal durumu bozulmuş, buralara geçit veren kapıların bir kısmı örülerek dekoratif nişler elde edilmiştir [1]. Batıdaki büyük eyvan, tonozu, büyük penceresi ve çini dekorasyonuyla orta mekâna açılan önemli bir hacimdir [1].
- Celâleddin Karatay Türbesi: Ana eyvanın iki yanında yer alan mekânlardan soldaki türbe olarak değerlendirilmiş olup Celâleddin Karatay’ın sandukası burada bulunmaktadır [1]. Simetriğinde yer alan diğer mekân da göz önüne alındığında yapının doğu köşelerinde de benzeri mekânların yer alması gerektiği düşüncesi ağır basar [1].
Dış Cephe ve Taçkapı Tezyinatı
Dış cephede tezyinatın yoğunlaştığı taçkapı, cephenin tam ortasında değil güneydoğu köşeye (sola) doğru çekilmiş durumdadır [1]. Yer yer gri-beyaz mermer uygulaması renk unsurunu arttırırken Ortaçağ Selçuklu tezyinatının hemen bütün unsurları kullanılmıştır [1].
Taçkapı üzerinde yer alan bezeme ve mimari unsurlar şu ayrıntılardan oluşur [1]:
- İnşa Kitâbesi: En üstteki enli kitâbe Selçuklu sülüsüyle inşa tarihini ve Karatay’ın ismini vermektedir [1].
- Geometrik Örgü ve Kabaralar: Kitâbenin altındaki yüzey, sivri kemeri kuşatan iri düğümler yapan bir geometrik örgü ve üç kabara ile dolgulanmıştır [1].
- İki Renkli Kakma Tekniği: İki renkli, kakma tekniğinde tasarlanmış düğüm motifinin aynı şehirdeki Alâeddin Camii’nin taçkapısında tekrarlanışı her iki yapıyı birbirine yaklaştıran anlamlı bir benzerlik unsurudur [1].
- Mukarnaslı Kavsara: Sivri kemerin içine yerleştirilen mukarnaslı kavsara tepe kısmında düz bir çizgi ile âdeta kesilmiştir [1].
- Sütunçeler ve Panolar: Burmalı sütunçelerin iki yanındaki çift renkli büyük panolar, kilim desenlerini andıran geometrik bir kompozisyon düzeni gösterir [1].
- Bitkisel Çerçeve ve Kilit Taşları: Dikdörtgen kapı boşluğunu çeviren kitâbeli bitkisel çerçeve ve lentoya oturan profilli kilit taşları tezyinî etkiyi büsbütün arttırmaktadır [1].
Mozaik Çinili Kubbe ve Yelpaze Pandantifler
Yarım küre formuna ulaşan kubbenin pandantifler aracılığı ile duvarlara oturması, eyvanın ana mekânla bütünleşme tarzı daha sonraki gelişmelere öncülük etmekte, cami mimarisinin gelişmesine de yol açmaktadır [1]. Merkezî alanı örten kubbenin yükü köşelerde, üçgen panolardan oluşan yelpaze pandantiflerle alt yapıya aktarılmaktadır [1].
Kubbenin mimari ve süsleme özellikleri şu yapısal unsurlarla öne çıkar [1]:
- Yelpaze Pandantifler: Kubbenin eteklerinden köşelere doğru daralan yüzeyler kubbeden gelen biçim ve renk etkilerini dört köşede toplar [1]. Pandantifler, arşitektonik bir görevi en olgun biçimde yerine getirmekle kalmayıp iç mimarinin renk bütünlüğünü sağlayan güçlü bir eleman olarak mekâna katılır [1].
- Kûfî İsimler: Üçgen panolar halindeki bu geçiş elemanlarının yüzeylerinde kûfî yazı ile Muhammed, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ile Dâvûd, Îsâ ve Mûsâ adları yazılıdır [1].
- Âyet Frizi: Pandantiflerin üst kısmında oluşan yirmi dört kenarlı çokgene oturan kubbenin etek kısmında, rûmî ve palmetlerle süslü ince bantlarla ince bitkisel kıvrım ve düğümlerle işlenmiş âyet frizi yer alır [1].
- Tepe Açıklığı: Kubbedeki tepe açıklığının etrafı da yine bir kitâbe friziyle çevrilidir [1].
- Mozaik Çini Kompozisyonu: Bütünüyle mozaik çini tekniğinin uygulandığı bu yüzeyler kubbe içini dolduran büyük geometrik kompozisyonu çerçevelemektedir [1]. Ana mekâna girildiğinde kubbe yüzeyini kaplayan fîrûze, lâcivert çiniler ve bunlar arasındaki beyaz alçı şeritler seyredenlere gökyüzünü hatırlatmaktadır [1].
- Yirmi Dört Kollu Yıldızlar: Bu kompozisyon günümüze kalabilmiş sayılı örneklerden biridir [1]. Uzaktan seyredenler üzerinde derin etkiler bırakan bu kompozisyonun göze çarpan ilk özelliği birtakım yıldızlardan kurulmuş olmasıdır [1]. En alttan başlayarak tepe açıklığına kadar büyük bir düzen içinde istiflenen yirmi dört kollu yıldızlar farklı düğümlerle birbirine bağlanarak sistemi tamamlamaktadır [1].
Sıkça Sorulan Sorular
Konya Karatay Medresesi nerede yer almaktadır?
Alâeddin tepesi eteğinde Kemaliye Medresesi karşısında yer almaktadır [1].
Karatay Medresesi ne zaman ve kim tarafından yaptırılmıştır?
Taçkapı kitâbesine göre 649 (1251) yılında Sultan II. İzzeddin Keykâvus zamanında Selçuklu devlet adamı Celâleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır; eserin mimarı ise bilinmemektedir [1].
Medresenin plan tipi ve orta mekân ölçüleri nedir?
Orta avlunun örtülmesiyle şekillenen kubbeli medrese tipindedir; giriş holü 7,60 × 7,60 m. ölçülerinde olup yapının en önemli kısmı olan büyük kubbeli orta mekân 12 × 12,10 m. boyutlarındadır [1].
Celâleddin Karatay’ın kabri medresenin neresindedir?
Batıdaki büyük eyvanın iki yanında yer alan mekânlardan soldaki türbe olarak değerlendirilmiş olup Celâleddin Karatay’ın sandukası burada bulunmaktadır [1].
Yapı günümüzde ne amaçla kullanılmaktadır?
XIX. yüzyıl sonlarında terkedilmiş olan yapı 1954’te onarılmış, Konya Müzesi Çini Eserleri seksiyonu olarak yeniden kullanılmaya başlanmıştır [1].
Ekim 2026
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] “KARATAY MEDRESESİ” — TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt 24, s. 481-483 (Prof. Dr. Selçuk Mülâyim) — https://islamansiklopedisi.org.tr/karatay-medresesi
- [2] “CELÂLEDDİN KARATAY” — TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt 7, s. 261-263 (Prof. Dr. Aydın Taneri) — https://islamansiklopedisi.org.tr/celaleddin-karatay
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.