Devrialem.net

Urmiye Üç Günbed Türbesi: Selçuklu Kûfî Kitabeli Silindirik Kule Mezar

İran'ın Urmiye kentinde 1184 yılında Selçuklu Emiri Şîşkat el-Muzafferî adına Mimar Ebû Mansûr b. Mûsâ tarafından inşa edilen Üç Günbed (Se Gonbad) Türbesi; kesme taş kaidesi, silindirik tuğla kulesi, mukarnaslı taçkapısı ve kûfî kitabeleriyle Selçuklu mezar mimarisinin şaheseridir.

Urmiye'deki Üç Günbed Türbesinin giriş cephesi: tuğla silindirik kule, süslemeli taçkapı ve kitabe kuşağı
Fotoğraf: Shayan imani, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Kısaca

  • Nedir? Selçuklu Emiri Şîşkat el-Muzafferî adına Hicri 580 (Miladi 1184) yılında Mimar Ebû Mansûr b. Mûsâ tarafından inşa ettirilmiş, silindirik tuğla gövdeli iki katlı anıt mezar kulesidir [1], [2].
  • Nerede? İran’ın Batı Azerbaycan Eyaleti’nin merkezi olan tarihi Urmiye şehrinin güneydoğu merkez dokusunda, eski Bazarbaş Mahallesi sınırlarında yer alır [1], [3].
  • Neden Önemli? Bölgedeki Selçuklu Türk-İslam mimarisinin günümüze ulaşan en kadim tescilli anıtıdır; kesme taş kaide ile pişmiş tuğla gövdenin uyumu, taçkapısındaki zengin mukarnas dolguları ve celî kûfî kitâbeleriyle Rey Tuğrul Kulesi ve Nahçıvan kümbetleriyle aynı mimari aileyi temsil eder [1], [2].
  • Mimari Tipolojisi: Altta tonozlu kripta (serdâbe), üstte dıştan dairesel silindirik içten kare planlı mescit katı ve kubbeyle örtülü kule mezar tipolojisidir [1], [4].

Tarihsel Bağlam ve Yapım Süreci

  1. yüzyılın son çeyreğinde Kuzeybatı İran ve Urmiye Gölü havzası, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun mirası üzerinde yükselen İldenizliler (Azerbaycan Atabegleri) ile yerel Selçuklu emirlerinin hâkimiyetindeydi [1], [2]. Bu devirde Tebriz, Nahçıvan, Merâga ve Urmiye gibi kadim ticaret merkezleri, Selçuklu tuğla mimarisinin en olgun örnekleriyle donatılmıştır [1], [3]. Farsça “Üç Kubbe” anlamına gelen Se Gonbad adıyla tanınan Üç Günbed Türbesi, bu zengin dönemin Urmiye’deki en anıtsal belgesidir [1], [4].

Taçkapı nişini kuşatan anıtsal celî kûfî inşa kitâbesi, yapının banisini ve kesin tamamlanma tarihini belgelendirir [1], [2]. 19. yüzyılda Rus doğubilimci ve seyyah Nikolai Khanikov tarafından okunarak bilim dünyasına tanıtılan bu kitâbeye göre türbe, Selçuklu Emiri Şîşkat el-Muzafferî (Sheith Qathe al-Muzaffari) adına Hicri 580 (Miladi 1184) yılında inşa edilmiştir [1], [2]. Bazı geç dönem kaynaklarında yapım yılının 1201 olarak verilmesi, külliyenin çevre birimlerinin veya onarımlarının tamamlanma tarihiyle ilişkilendirilmektedir [1], [3].

Kitâbede yapının mimarı olarak “amel-i Ebû Mansûr b. Mûsâ” (Mûsâ oğlu Ebû Mansûr’un işi) ibaresi yer almaktadır [1], [2]. Mimar Ebû Mansûr, Merâga’daki Kırmızı Kümbet (1148) ve Mavi Kümbet (1196) ile Nahçıvan’daki çağdaşı Mimar Acemi’nin eserlerindeki taş-tuğla sentezini Urmiye’ye taşımıştır [1], [4]. 19. ve 20. yüzyıldaki bazı oryantalist yazarlar yapının Sasani dönemine ait bir Zerdüşt ateşgâhı üzerine kurulduğunu iddia etmiş olsa da yapılan arkeolojik incelemeler ve rölöve çalışmaları bu iddiayı çürütmüş, yapının bütünüyle 12. yüzyıl Selçuklu mezar kulesi mimarisine ait olduğunu kesinleştirmiştir [1], [2].

Mimari Plan ve Mekân Kurgusu

Üç Günbed Türbesi, yaklaşık 13 metre toplam yüksekliğe ve 5 metre dış çapa sahip silindirik bir kule mezardır [1], [2]. Yapı, zemin altındaki kripta (serdâbe) ile üstteki ziyaretgâh katından oluşan fonksiyonel iki katlı bir mimari kurguya sahiptir [1], [4].

Kulenin taşıyıcı altyapısı, zemin seviyesinden yaklaşık 3,60 metre yüksekliğe kadar uzanan masif gri kesme taş bloklardan (bazamento/kaide) örülmüştür [1], [2]. Bu taş kaidenin üzerinde yükselen silindirik kule gövdesi ise “âcur” adı verilen ince pişmiş kırmızı tuğlalar ve kireç harcıyla inşa edilmiştir [1], [3]. Taş kaide ile tuğla gövde arasındaki bu malzeme geçişi, kuleye hem zemin suyuna ve depremlere karşı statik dayanıklılık hem de görsel bir ağırlık dengesi kazandırmaktadır [1], [4].

Alt kat (serdâbe/mumyalık), zeminden alçak basık kemerli küçük bir kapı açıklığından girilen mezar mahzenidir [1], [2]. İçerisi sağlam bir tuğla tonozla örtülü olup yapının cenaze definleri bu hacimde muhafaza edilmiştir [1]. Kuzey ve güney cephelerine yerleştirilen dar havalandırma ve ışık bacaları, alt kat ile üst kat arasında hava sirkülasyonu temin eder [1], [4].

Üst kat (ziyaretgâh/mescit), dışarıdan yaklaşık 2,5 metre yükseklikteki kapı kotuna merdivenle ulaşılan dairesel hacimdir [1], [2]. Dıştan tamamen dairesel ve silindirik olan bu gövdenin içine, şaşırtıcı bir mimari ustalıkla kare planlı bir iç ibadet mekânı yerleştirilmiştir [1], [2]. Köşelerdeki tromplar vasıtasıyla bu kare mekândan dairesel iç kubbeye geçilmiştir [1]. Kulenin orijinal dış örtüsü piramidal ya da konik bir tuğla külahla sonlanmaktaydı; külahın üst kesiminin yıkılmasıyla günümüzde iç kubbe kubbe formunda dışarıdan da algılanmaktadır [1], [4].

Yapının “Se Gonbad” (Üç Kubbe) olarak adlandırılması konusunda mimarlık tarihçileri; iç mekândaki kripta tonozu, ana ibadet kubbesi ve üstteki küçük örtü kubbesinden oluşan üç kademeli örtü sistemini veya geçmişte bu alanda yan yana duran üç benzer mezar anıtının varlığını gerekçe göstermektedir [1], [2].

Taş Tezyinatı, Bezemeler ve Kitabeler

Üç Günbed Türbesi, Kuzeybatı İran Selçuklu sanatının taş yontuculuğu ile tuğla tezyinatını harmanlayan en seçkin örneklerindendir [1], [3]. Gövdenin silindirik yüzeyleri genel olarak sade tuğla dizilimleriyle yükselirken, asıl sanatsal zenginlik kuzey cephesindeki anıtsal giriş portalinde yoğunlaşmıştır [1], [2].

Taçkapı nişi, cephe yüzeyinden dışa doğru taşkın kesme taş bloklarla çerçevelenmiştir [1]. Giriş kapısının üst kısmı, basamaklı prizma hücrelerinden oluşan zengin bir mukarnas tonoz dolgusuyla nihayetlenir [1], [2]. Portal çerçevesi boyunca uzanan taş silmelerin üzeri birbirini kesen geometrik geçmeler, zencirekler ve çokgen motiflerle bezenmiştir [1].

Mukarnas kavsaranın ve taçkapının etrafını saran kitâbe kuşağı, erken dönem celî kûfî hat sanatının taş üzerindeki abidevi bir örneğidir [1], [2]. Kitâbenin harf gövdeleri arasına ince nebatî filizler serpiştirilmiş olup hem baninin adı ve unvanları hem de inşa tarihi celî kûfî istifle ebedileştirilmiştir [1], [3].

İç mekânda, kıble yönünü tayin eden güney duvarında Selçuklu üslubunu yansıtan basık kemerli ve mukarnaslı bir taş mihrap nişi yer alır [1], [2]. Taş ve alçı işçiliğinin yalın bir dille buluştuğu bu mihrap, anıtın bir türbe olmasının yanı sıra vakit namazlarının kılındığı bir mescit olarak hizmet verdiğini belgeler [1], [4].

Vakıf Sistemi ve Sosyal İşlev

Üç Günbed Türbesi, inşa edildiği 12. yüzyılın sonlarında Urmiye şehrinin güneydoğu sur kapısının hemen dışında, geniş bir tarihi hazire ve vakıf alanının merkezinde yer almaktaydı [1], [3]. Selçuklu Emiri Şîşkat el-Muzafferî, kendi ebedi istirahatgâhı için inşa ettirdiği bu anıta civardaki bağ, bahçe ve su kanallarının gelirlerini vakfetmiştir [1], [2].

Yapının etrafındaki mezarlık alanı, asırlar boyunca Urmiye’nin ileri gelen devlet adamları, ulema ve mutasavvıflarının defnedildiği mukaddes bir ziyaretgâh hüviyetini korumuştur [1], [4]. Kümbetin üst katındaki mukarnaslı mihrap, buraya gelen ziyaretçilerin Kur’an tilavet ettiği ve ruhlara dua bağışladığı yaşayan bir ibadet mekânı olmasını temin etmiştir [1], [2].

Onarım Tarihçesi ve Korunma Durumu

Urmiye’nin yüzyıllar boyunca maruz kaldığı savaşlar, istilalar ve depremler neticesinde türbenin etrafındaki hazire duvarları ve yan yapılar ortadan kalkmış, kentin büyümesiyle anıt konut dokusunun ortasında kalmıştır [1], [3]. Ancak 3,6 metrelik masif kesme taş kaidesi sayesinde yapı ana gövdesiyle sağlam kalmayı başarmıştır [1].

Türbe, 7 Aralık 1935 tarihinde İran Millî Eserler Envanteri’ne (Ulusal Anıt No: 242) kaydedilerek koruma altına alınmıştır [1], [2]. 20. yüzyılın ortalarında ve 1990’lı yıllarda İran Kültürel Miras Kurumu tarafından kapsamlı restorasyonlar yürütülmüştür [1], [4]. Bu onarımlarda tuğla külah derzleri yenilenmiş, kûfî kitabeler koruyucu harçla tahkim edilmiş ve türbenin etrafı peyzaj düzenlemesi yapılarak açık hava müze bahçesi haline getirilmiştir [1], [3]. Çevre bahçesinde ayrıca bölgeden çıkarılan Urartu çivi yazılı stelleri ve Akkoyunlu devrine ait taştan yontulmuş koç heykelleri sergilenmektedir [1], [3]. Günümüzde Urmiye’nin en önemli Selçuklu anıtı olarak ziyarete açıktır [1], [2].

Sıkça Sorulan Sorular

Üç Günbed Türbesi kime aittir ve ne zaman yapılmıştır?

Girişindeki celî kûfî kitâbeye göre yapı, Selçuklu Emiri Şîşkat el-Muzafferî adına Hicri 580 (Miladi 1184) yılında Mimar Ebû Mansûr b. Mûsâ tarafından yaptırılmıştır [1], [2].

Yapıya neden “Üç Günbed” (Se Gonbad) denilmektedir?

Farsça “Üç Kubbe” anlamına gelen bu isim; iç mekândaki kripta tonozu, ana ibadet kubbesi ve üst örtü kubbesinden oluşan üç kademeli mimari örtü düzeninden ya da geçmişte civarda bulunan benzer üç anıt mezardan ileri gelmektedir [1], [2].

Türbenin malzemesindeki en belirgin mimari özellik nedir?

Zeminden 3,6 metre yüksekliğe kadar gri yontma taş bloklardan örülmüş sağlam bir kaideye sahip olması, üst gövdesinin ise tamamen ince pişmiş kırmızı tuğla (“âcur”) ile silindirik kule biçiminde inşa edilmiş olmasıdır [1], [2].

Türbe geçmişte bir Zerdüşt ateş tapınağı mıdır?

  1. yüzyılda bazı oryantalistlerce ortaya atılan bu iddia, yapılan arkeolojik kazılar ve mimari analizlerle çürütülmüş; eserin bütünüyle 12. yüzyıl Selçuklu İslami kule mezar mimarisine ait olduğu kesinleşmiştir [1], [2].

Konum

Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar

İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.

Kaynaklar

Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.

Yakındaki yerler

Mesafeler kuş uçuşu, yaklaşıktır; yol süresi değildir.