Kısaca
- Nedir? XIII. yüzyılın ortalarında inşa edilen, beş nefli kapalı hol kurgusu ve üzerinde Selçuklu figürlü taş sanatının nadir örneklerini barındıran anıtsal taçkapısıyla Akdeniz kervan ağının en seçkin menzil yapılarından biridir [1], [2], [3].
- Nerededir? Burdur il merkezinin güneydoğusunda, Bucak ilçesine bağlı Susuz Köyü sınırları içerisinde; tarihi Antalya–Isparta–Konya kervan yolu aksında yer alır [1], [3].
- Mimari Özellikleri: Kareye yakın planlı beş nefli kapalı holü, masif yarım silindirik payandaları, aydınlık kubbesi ve mukarnas kavsaralı taçkapısında yer alan kabartma ejder, melek ve aslan tasvirleriyle öne çıkar [1], [2], [4].
- Bânisi ve Tarihi: Kesin inşa kitabesi günümüze ulaşmamış olsa da, yakınındaki İncir Han ile gösterdiği mimari ve süsleme akrabalığı sebebiyle Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Keyhusrev dönemine (1237-1246, takriben 1244-1246) tarihlenmektedir [1], [3], [4].
- Günümüzdeki Durumu: Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon projeleriyle aslına uygun biçimde ihya edilmiş, Burdur ve Akdeniz bölgesinin tescilli anıt kültür mirası olarak korunmaktadır [3], [4].
Tarihsel ve Coğrafi Bağlam: Çubuk Boğazı’nın Eteğinde Yayla Menzili
Akdeniz limanlarını İç Anadolu’nun bozkır menzillerine ve payitaht Konya’ya bağlayan tarihi ticaret yolu, Antalya kıyı ovasından yükselerek Toros Dağları’nın dik yamaçlarına tırmanır [1], [3]. Çubuk Boğazı’nın sarp ve tehlikeli geçidini aşan kervan kafileleri, dağlık coğrafyadan Bucak havzasının yüksek yayla iklimine vardıklarında stratejik bir soluklanma ve güvenlik istasyonuna ulaşırdı: Susuz Han [1], [3]. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Susuz Köyü sınırları içinde yer alan bu anıtsal kervansaray, adını bölgedeki kurak tabiat örtüsünden ve yakınında bulunan kurumuş Kestel Gölü çanağından almıştır [3], [4].
Antalya–Burdur/Isparta–Konya kervan hattı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin güney deniz ticaretini başkente ve uluslararası pazar merkezlerine bağlayan can damarıydı [1]. Güzergâh üzerinde Evdir Han ve Kırkgöz Han’ı geride bırakan tüccarlar, Toros geçidinin ardından Susuz Han’da konaklar; buradan kuzeye yönelerek İncir Han üzerinden Eğirdir Gölü kıyısına veya Yalvaç-Akşehir hattına ulaşırdı [1], [3]. Susuz Han, sarp dağlık bölge ile düz ova arasındaki intikal noktasında tesis edilmiş muhkem bir menzil kalesidir [1], [4].
Bânisi ve Tarihlendirme: Sultan II. Gıyâseddin Keyhusrev Dönemi
Susuz Han’ın mermer taçkapısı üzerinde yer alan kitabe yuvası günümüzde boştur; yapının banisini ve kesin inşa yılını kaydeden kitabe levhası günümüze ulaşamamıştır [3]. Buna karşın, yapının mimari plan şeması, beden duvarlarındaki taş işçiliği ve bilhassa taçkapısındaki zengin süsleme programı, sanat tarihçileri tarafından aynı kervan koridorundaki İncir Han ile doğrudan eşleştirilmektedir [1], [4].
İncir Han’ın 636 (1238-1239) tarihli kitabesi, yapının Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Keyhusrev (hükümranlık dönemi: 1237-1246) tarafından inşa ettirildiğini açıkça ortaya koyar [1], [4]. Her iki hanın taçkapı plastik bezemeleri, mukarnas dizilişleri, rumi kompozisyonları ve figürlü kabartma repertuvarı dikkat çekici bir üslup birliği sergiler [1], [2]. Bu somut mimari ve sanatsal veriler ışığında, Susuz Han’ın da Sultan II. Gıyâseddin Keyhusrev’in saltanat yıllarında, takriben 1244-1246 civarında inşa edildiği kabul edilmektedir [1], [3], [4].
Yapının açık avlusunun bulunup bulunmadığı uzun yıllar araştırma konusu olmuştur [4]. Doğu cephesindeki taçkapının iki yanından uzanan duvar izleri ve arkeolojik kazı verileri, hanın önünde geniş bir açık avlu tasarlandığını, ancak Moğol istilasının yarattığı buhranlı siyasi ortam nedeniyle avlunun inşaatının yarım kaldığını veya zamanla temel seviyesine kadar yıkıldığını göstermektedir [1], [3], [4]. Günümüze sağlam intikal eden ana bünye, kervanların ve kış mevsimi yolcularının korunaklı biçimde barındığı anıtsal kapalı hol kütlesidir [1].
Mimari Kurgu: Beş Nefli Kapalı Hol ve Taşıyıcı Sistem
Susuz Han’ın günümüze ulaşan kapalı kışlık bölümü, kareye yakın dikdörtgen bir taban alanı üzerine oturur (yaklaşık 27 × 25 metre ölçülerindedir) [3], [4]. Dış beden duvarları; köşelerde çokgen/çeyrek daire, cephe ortalarında ise yarım silindirik masif payandalarla tahkim edilmiştir [1], [4]. Bu savunma kurgusu, kervansaraya bozkır ortasında zaptedilemez bir ribat görünümü kazandırmaktadır [1].
Doğu cephesinin ortasında dışa taşkın anıtsal taçkapıdan kapalı hole geçildiğinde, mekânın genişliği ve strüktürel ritmi hissedilir [1], [3]:
- Beş Nefli Mekân Düzeni: İç hacim, dörder payeden oluşan dört destek sırasıyla doğu-batı doğrultusunda uzanan beş nefe ayrılmıştır [1]. Kare kesitli masif taş payeler, birbirlerine ve beden duvarlarına geniş sivri kemerlerle bağlanarak tonoz yükünü dengeli biçimde zemine iletir [1], [4].
- Orta Nef ve Aydınlık Kubbesi: Giriş aksındaki orta nef, yan neflere göre daha geniş ve yüksek tutularak mekânsal bir hiyerarşi oluşturulmuştur [1]. Orta nefin tam merkezinde, dört payenin sınırladığı kare açıklık üzerinde tromp/pandantif geçişli küçük bir aydınlık kubbesi (fener kubbe) yükselir [1], [3]. Bu kubbenin tepe menfezi, kışlık hacme tepe ışığı ulaştırmakta ve ocaklardan yükselen dumanların tahliyesini sağlamaktadır [3], [4].
- Seki ve Ahır Koridorları: Yan neflerde yolcuların konakladığı, eşyalarını ve kervan yüklerini yerleştirdiği yükseltilmiş taş sekiler ile binek hayvanlarının bağlandığı ahır hatları yer alır [3], [4]. Duvarlara açılan kandil nişleri ve hayvan bağlama halkaları kervan hayatının işlevsel izleridir [4].
Mekânın kış şartlarında sıcak tutulması ve güvenliğin korunması amacıyla dış beden duvarlarında pencere açıklıkları asgari düzeyde tutulmuş, yalnızca tonoz başlangıç hizalarında mazgal tipi dar menfezler açılmıştır [1], [4].
Selçuklu Plastik Sanatının Zirvesi: Ejder ve Melek Kabartmalı Taçkapı
Susuz Han’ı Anadolu Selçuklu mimarlık mirası içerisinde tekil ve eşsiz kılan temel unsur, doğu cephesinin merkezindeki anıtsal mermer taçkapısıdır [1], [2], [4]. İnce kireçtaşı ve devşirme mermer bloklarla inşa edilen taçkapı; derin mukarnas kavsarası, geometrik geçme bordürleri ve barındırdığı figürlü plastik tasvirlerle Selçuklu sembolik evreninin büyüleyici bir tercümesidir [1], [2].
1. Koruyucu Ejder Kabartmaları
Taçkapı kavsarasının iki yanında yer alan köşe nişlerinin (mihrabiyelerin) üzerinde simetrik olarak yerleştirilmiş iki adet kabartma ejder tasviri yer alır [1], [2]. Kavisli ve pullu gövdeleriyle niş kemerlerini saran, ağızları açık biçimde betimlenen bu ejderlerin kuyrukları kemer kaidelerine kadar kıvrılarak uzanmaktadır [1], [2].
- Sembolik Anlamı: Türk-İslam ve Avrasya bozkır mitolojisinde ejder; yer altı ve gök kubbe sularının hâkimi, kötülükleri kovan, uğur ve koruyucu güç sağlayan tılsımlı bir simge (apotropaik figür) kabul edilirdi [2]. Kervansaray kapısına yerleştirilen bu kabartmalar, menzile giren tüccarları ve yolcuları tehlikelerden koruyan manevi muhafızlar olarak düşünülmüştür [1], [2].
2. Uçan Melek Kabartmaları
Ejder figürlerinin hemen üzerinde, kavsara kemerinin köşe dolgularında (spandrel) birbirine doğru uçar vaziyette kanatlanmış iki adet insan başlı melek figürü yer alır [1], [4]. Yüzyılların getirdiği doğal aşınma sebebiyle yüz hatları silinmiş olsa da; zarif kanat formları, uzatılmış kolları ve başlarındaki hâle konturları Selçuklu saray sanatının zarafetini açıkça yansıtır [1], [4]. Meleklerin ellerini uzattığı merkezde yer alan kabartma madalyon motifi, Sultan Keyhusrev devrinin hükümdarlık gücünü ve göksel himayesini temsil eder [1], [4].
3. Aslan Figürleri ve Geometrik Geçmeler
Taçkapı nişlerinin yan yüzeylerinde yer alan küçük boyutlu aslan kabartmaları, sultanın adaleti ve dünyevi kudretini simgeleyen hanedan ikonografisini tamamlar [1], [4]. Taçkapıyı çerçeveleyen geniş taş bordürlerde ise on iki kollu yıldız geçmeler, rumi motifleri ve palmet frizleri kusursuz bir taş oymacılığıyla işlenmiştir [3], [4].
Devşirme Malzeme Kültürü ve Beden Duvarları
Susuz Han’ın inşasında kullanılan ana malzeme bölgenin sarımsı kireçtaşı ve kaba yonu taş bloklarıdır [3], [4]. Beden duvarlarında iki sıra düzgün kesme taş tabakası arasında moloz taş ve kireç harçlı dolgu tekniği tatbik edilmiştir [1], [4].
Bununla birlikte, taçkapı sövelerinde, kemer kilit taşlarında ve payanda diplerinde Pisidia bölgesinin köklü antik mirasına ait devşirme (spolia) mimari parçalar dikkat çeker [3], [4]. Yakın çevrede bulunan Cremna, Milyas ve Sagalassos antik yerleşimlerinden getirilen mermer profilli korniş parçaları, silmeler ve lento blokları, Selçuklu taş ustaları tarafından yeniden yontularak yapı bünyesine kazandırılmıştır [1], [4]. Selçuklu mimarisinin yerel antik mirası dönüştürerek kendi anıtsal üslubuyla kaynaştırma yeteneği, Susuz Han’ın cephelerinde somut bir biçimde gözlemlenir [1], [3], [4].
Kazı, Restorasyon ve Günümüzdeki Miras
Tarihi kervan yollarının terk edilmesiyle birlikte uzun süre bakımsız kalan Susuz Han, tonoz örtüsündeki çökmeler ve taçkapısındaki aşınmalar nedeniyle harabiyet tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı [3], [4]. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2000’li yıllarda başlatılan çok aşamalı arkeolojik kazı ve restorasyon projeleriyle anıt kurtarılmıştır [3], [4].
Kazılar neticesinde hanın iç mekânındaki tonozlar statik olarak güçlendirilmiş, moloz dolguları temizlenerek özgün taş taban döşemesi ortaya çıkarılmıştır [3], [4]. Dış cephedeki masif payandalar ve çökme tehlikesi bulunan anıtsal taçkapı aslına sadık kalınarak restore edilmiştir [3], [4]. Günümüzde Burdur Valiliği ve Bucak Belediyesi himayesinde korunan Susuz Han; Akdeniz havzasından İç Anadolu bozkırlarına uzanan kültür koridorunun, Selçuklu mimarlığının ve figürlü taş sanatının en çarpıcı tanıklarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır [1], [3], [4].
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] Rahmi Hüseyin Ünal, “Kervansaray”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, s. 299-306, 2002. https://islamansiklopedisi.org.tr/kervansaray
- [2] Gönül Öney, “Ejder”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, s. 74-76, 1995. https://islamansiklopedisi.org.tr/ejder
- [3] T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, “Burdur Bucak Susuz Kervansarayı”, Kültür Portalı Envanteri, 2024. https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/burdur/gezilecekyer/susuz-kervansarayi
- [4] Muhammet Çetin, “Burdur ve Çevresinde Bulunan Selçuklu Dönemi Kervansarayları Üzerine Bir İnceleme”, Art-Sanat Dergisi, sy. 14, s. 85-112, 2020. https://dergipark.org.tr/tr/pub/artsanat
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.