Ekim 2026
Kısaca
- Ne: Yumuşak tüf kayalara oyulmuş, sekiz katlı geniş bir yeraltı yerleşimidir [1].
- Nerede: Nevşehir il merkezine yaklaşık on dokuz kilometre mesafedeki Kaymaklı kasabasında bulunmaktadır [1].
- Neden önemli: Binlerce yıl boyunca farklı topluluklara güvenli barınma ve acil savunma alanı sağlamıştır [2].
Giriş
Kaymaklı Yeraltı Şehri, Kapadokya bölgesinde yer alan çok katlı sığınak yapılarının en bilinen örnekleri arasında bulunmaktadır [1]. Nevşehir ile Niğde yolu üzerindeki yerleşim, binlerce yıllık savunma amaçlı yer altı mimarisini günümüze taşımaktadır [1]. Yumuşak volkanik tüf tabakalarının oyulmasıyla meydana getirilen bu merkez, olağanüstü dönemlerde geçici sığınma ihtiyacını karşılamıştır [1].
Bu yeraltı yerleşimi, günümüzde yüzeyde bulunan köy evlerinin altındaki tünel ağıyla iç içe geçmiş durumdadır [2]. Kaynaklara göre modern kasaba evlerinin birçoğu, yerin altındaki yüze yakın tünel boşluğunun etrafında inşa edilmiştir [2]. Köy halkı söz konusu tünelleri günümüzde de kiler, depo ve ahır alanı olarak kullanmayı sürdürmektedir [2].
Tarih boyunca yaşanan akınlar ve savaşlar, yerel halkı güvenlik gerekçesiyle yerin altına çekilmek zorunda bırakmıştır [1]. Kaymaklı, yüzlerce insanın uzun süre dışarı çıkmadan yaşamını sürdürebileceği kapsamlı donanımlara sahip bir savunma merkezidir [1]. Geniş erzak depoları, ibadet alanları ve üretim atölyeleri, bu yeraltı dünyasının gündelik ihtiyaçları karşılayabildiğini göstermektedir [1].
Neresi?
Kaymaklı Yeraltı Şehri, İç Anadolu Bölgesi sınırlarında kalan Nevşehir ilinin Merkez ilçesine bağlı Kaymaklı kasabasında bulunmaktadır [1]. Yerleşimin coğrafi koordinatları otuz sekiz derece yirmi yedi dakika kuzey ve otuz dört derece kırk beş dakika doğudur [2]. Yeraltı şehri kompleksi, doğrudan Kaymaklı kasabasının merkezindeki hisar veya kale yükseltisinin sınırları içerisinde konumlanmaktadır [2].
Bu tarihî alan, Nevşehir kent merkezine yaklaşık on dokuz kilometre uzaklıkta ve Nevşehir-Niğde karayolu güzergâhında yer almaktadır [1]. Bölgenin jeolojik yapısını oluşturan yumuşak volkanik tüf kayalar, yerleşimin kolayca oyulabilmesine elverişli bir zemin sunmuştur [1]. Yeraltı şehri, Kapadokya genelindeki geniş volkanik arazi üzerinde kurulmuş en büyük sığınak ağlarından biri olarak kabul edilmektedir [1].
Yerleşimin yer altındaki tünelleri, çevredeki diğer büyük merkezlerle olan mekânsal bağlantılarıyla da dikkat çekici bir yapıya sahiptir [2]. Kaynaklara göre Kaymaklı Yeraltı Şehri, sekiz ila dokuz kilometrelik tüneller vasıtasıyla Derinkuyu Yeraltı Şehri’ne bağlanmaktadır [2]. Günümüzde yalnızca belirli bölümleri açığa çıkarılmış olan yapı, kasabanın zemininde geniş bir alanı kaplamaktadır [2].
Kasaba halkı, yer altındaki yüz civarındaki tünelin girişlerini doğrudan kendi gündelik yaşam alanlarıyla birleştirmiş durumdadır [2]. Yeraltı sığınaklarının yüzeye yakın boşlukları, bölge sakinleri tarafından geleneksel depolama işleviyle aktif biçimde değerlendirilmeye devam etmektedir [2]. Bu durum, antik çağlardan kalan mühendislik yapısının modern köy dokusuyla bütünleştiğini açıkça ortaya koymaktadır [2].
Tarihçe
Kaymaklı Yeraltı Şehri’nin kuruluş dönemi hakkında tarihî kaynaklarda ve araştırmalarda farklı görüşler ve zaman dilimleri bulunmaktadır [1]. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı kayıtlarına göre yerleşim, milattan önce sekizinci ve yedinci yüzyıllarda Frigler tarafından başlatılmış olabilir [2]. Frigler, MÖ 8. yüzyıldan itibaren Anadolu’da hüküm süren bir uygarlıktır; bu dönemde sığınakların inşasında etkili olmuştur [1].
Buna karşılık bazı kaynaklar, şehrin ilk yapımının Hititler döneminde gerçekleştiğini ve milattan önce yedinci yüzyıla tarihlendiğini belirtmektedir [1]. Hititler, MÖ 12. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun büyük bir kısmını yöneten bir uygarlıktır; bu dönemde sığınaklara ait kültürel izlerin bulunduğu ifade edilmektedir [1].
Bölgedeki yeraltı yapılarında Hititler, Frigler ve Asurlular gibi kadim uygarlıklara ait kültürel izlerin bulunduğu ifade edilmektedir [1]. Asurlular, MÖ 9. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun bazı bölgelerini yöneten bir uygarlıktır; bu tarihî alanla ilişkileri, sığınaklara ait kültürel izlerin bulunduğu bilinmektedir [1].
Bölgeye Yunan kolonistlerin yerleşmesiyle birlikte Frig dili Roma döneminde kademeli olarak kaybolmuş ve yerini Yunancaya bırakmıştır [2]. Şehir kompleksi daha sonraki Roma ve Bizans hâkimiyeti dönemlerinde yeni mekânlar oyularak derinleştirilmiş ve önemli ölçüde genişletilmiştir [1].
Başka bir kaynak ise Kaymaklı’nın kökenini milattan sonra sekizinci yüzyıla, Hristiyanların istilacılara karşı sığınak kurduğu döneme dayandırmaktadır [2]. Şehir, Doğu Roma döneminde dört asır süren Arap-Bizans savaşları sırasında Müslüman Arap akınlarından korunmak amacıyla büyütülmüştür [2]. Yeraltı yerleşiminde bulunan bazı arkeolojik eserler de beşinci ile onuncu yüzyıllar arasına, Orta Bizans Dönemi’ne aittir [2].
Orta Bizans Dönemi, Hristiyan dünyasında 5. yüzyıldan 14. yüzyıl sonuna kadar geçen dönemdir; bu dönemde sığınaklar, Arap istilalarına karşı korunma amaçlı genişletilmiş ve kullanılmıştır [2].
Bu sığınaklar, on dördüncü yüzyılda Timur ordularının gerçekleştirdiği Moğol istilaları esnasında yerel Hristiyan halk tarafından korunma amacıyla kullanılmıştır [2]. Bölgenin Fars Selçuklu Türklerinin hâkimiyetine girmesinin ardından yer altı yapıları, Rum halk için sığınak işlevi görmeye devam etmiştir [2]. Osmanlı yönetimi altındaki Rum cemaati, yirminci yüzyıl başlarına kadar aralıklarla yaşanan baskı dönemlerinde bu odalara çekilmiştir [2].
Cambridge Üniversitesi dilbilimcisi Richard MacGillivray Dawkins, 1909-1911 yıllarında bölgedeki Kapadokya Rumları üzerine araştırmalar yaparken önemli notlar tutmuştur [2]. Dawkins, 1909 yılındaki Adana olaylarının ardından Axo halkının bu yer altı odalarına sığındığını ve günlerce dışarıda uyumadığını yazmıştır [2]. Yeraltı şehri tünelleri, 1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleşen nüfus mübadelesi sonrasında tamamen terk edilmiştir [2].
Yerleşimin adı tarihî kaynaklarda farklı biçimlerde kaydedilmiş ve çeşitli kültürel dönüşümlere tanıklık etmiştir [1]. Kapadokya Rumcasında Anaku veya Enegüp olarak bilinen yerleşim, Osmanlı dönemi kayıtlarında da bu isimlerle geçmektedir [1]. Yerel halk arasında uzun yıllar Eneği olarak adlandırılan belde, Cumhuriyet döneminde Kaymaklı adını almıştır [1].
Neye benziyor?
Kaymaklı Yeraltı Şehri, labirent benzeri tünellerden, geniş salonlardan, kilerden ve ibadet alanlarından oluşan çok katlı bir komplekstir [1]. Toplam sekiz kattan oluşan bu sığınakların günümüzde yalnızca aydınlatması tamamlanmış dört katı ziyarete açık bulunmaktadır [1]. Şehir, eğimli ve oldukça dar geçitleriyle Kapadokya’daki komşusu Derinkuyu’dan belirgin mimari farklar göstermektedir [2].
Kompleksteki odaların ve galerilerin tamamı, havalandırma ve haberleşme amacıyla inşa edilen dikey bacaların çevresinde şekillendirilmiştir [1]. Her katın ve kullanım alanının planı, temiz hava sağlayan bu bacalara olan yakınlığa göre tasarlanmıştır [2]. Yeraltı şehrindeki su kuyuları, düşmanların suyu zehirleme riskine karşılık yeryüzüyle doğrudan bağlantı kurmayacak biçimde inşa edilmiştir [1].
Ziyarete açık olan birinci katta, geniş yaşam odalarının yanı sıra küçük ölçekli bir hayvan ahırı bulunmaktadır [1]. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların alt katlara indirilmesi zor olduğu için ahır mekânı giriş katında tasarlanmıştır [1]. Ahırın sol tarafında değirmen taşı benzeri sürgü kapılı bir geçit, sağ tarafında ise oturma odaları yer almaktadır [2].
İkinci katta yer alan kilise, tek nefli ana koridora ve iki apsisli yarım yuvarlak sunak alanına sahiptir [2]. Apsislerin önünde vaftiz taşı, duvar kenarları boyunca ise cemaatin oturması amacıyla kayaya oyulmuş taş sekiler bulunmaktadır [2]. Kilisenin hemen bitişiğindeki mezarlıkta bulunan mezar sahiplerinin adları, burada din görevlilerinin gömülü olduğu fikrini kuvvetlendirmektedir [2].
Üçüncü kat, şehrin en yoğun üretim ve ortak kullanım alanlarını barındıran stratejik katı durumundadır [2]. Bu katta geniş erzak depoları, mutfak alanları, şarap veya yağ presleri ile şırahaneler yer almaktadır [2]. Ayrıca üçüncü katta, soğuk bakır işlemeciliğinde kullanılan ve volkanik bir kayaç türü olan andezit blok yer almaktadır [2].
Söz konusu andezit kaya dışarıdan getirilmemiş, inşaat sırasında ortaya çıkan yerel volkanik lav tabakasından doğrudan oyulmuştur [1]. Kabartma dokulu bu taşın üzerinde bakır cevherini döverek şekillendirmek amacıyla açılmış elli yedi adet delik bulunmaktadır [2]. Çapları yaklaşık on santimetre olan bu çukurlarda işlenen bakırın Aksaray ile Nevşehir arasındaki madenden geldiği düşünülmektedir [2].
Ziyarete açık olan dördüncü kata çok dar ve alçak bir koridordan geçilerek güçlükle ulaşılabilmektedir [1]. Bu son açık katta çok sayıda erzak deposu, mutfak bölümleri ve toprak küplerin yerleştirildiği oyuklar mevcuttur [2]. Erzak alanlarının bu derece geniş olması, yerleşimin ekonomik istikrarını ve çok sayıda kişiyi besleme kapasitesini kanıtlamaktadır [2].
Güvenlik mekanizması olarak koridorları kapatan ve değirmen taşını andıran altı adet yuvarlak sürgü taşı bulunmaktadır [1]. Kayadan kesilerek üretilen
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] “Kaymaklı Yeraltı Şehri - Vikipedi”, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kaymakl%C4%B1_Yeralt%C4%B1_%C5%9Eehri
- [2] “Kaymakli underground city - Wikipedia”, https://en.wikipedia.org/wiki/Kaymakli_Underground_City
- [3] “ANTİK BİR YERALTI ŞEHRİNDE AKUSTİK VE İŞİTSEL DENEYİM: DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ — Sezin NAS, Saadet Aytıs, Konca Şaher (2025, Nişantaşı üniversitesi sosyal bi”, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5158056
- [4] “YERALTI MİMARİSİNDE TİPOLOJİK SINIFLANDIRMA VE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ MEKÂNSAL TEMSİL: DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ ÖRNEĞİ — Sezin NAS, Saadet Aytıs (2026, DergiPark (I”, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/6230875
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.